<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Efe Büyük</title>
	<atom:link href="http://efebuyuk.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://efebuyuk.wordpress.com</link>
	<description>Efe Büyük'ün internet sitesine hoşgeldiniz.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jan 2009 20:55:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='efebuyuk.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Efe Büyük</title>
		<link>http://efebuyuk.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://efebuyuk.wordpress.com/osd.xml" title="Efe Büyük" />
	<atom:link rel='hub' href='http://efebuyuk.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Çelişki</title>
		<link>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/12/24/celiski/</link>
		<comments>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/12/24/celiski/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2008 09:51:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>efebuyuk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>
		<category><![CDATA[çelişki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://efebuyuk.wordpress.com/?p=140</guid>
		<description><![CDATA[Nasıl bir duygu kapmış bizi? Kör etmiş gözleri, Aklımız başımızdan gitmiş Menetmiş herşeyden bizi. Sanki tek kalmışız bu oyunda Terketmiş hepsi bizi, Direnmişiz gelin demişiz Ama inandıramamışız hiçbirisini. Feda etmişiz geleceğimizi Koymuşuz gönlümüzü deli gibi, Herşeyi denedikten sonra Görmüşüz çevremizdeki gerçekleri. Düşmüşüz büyük bir boşluğa Yalnız hissetmişiz kendimizi, İstememişiz kabullenmek Gömmüşüz inandıklarımızı kalbimize. Şimdi usulca [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=140&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nasıl bir duygu kapmış bizi?<br />
Kör etmiş gözleri,<br />
Aklımız başımızdan gitmiş<br />
Menetmiş herşeyden bizi.<br />
Sanki tek kalmışız bu oyunda<br />
Terketmiş hepsi bizi,<br />
Direnmişiz gelin demişiz<br />
Ama inandıramamışız hiçbirisini.<br />
Feda etmişiz geleceğimizi<br />
Koymuşuz gönlümüzü deli gibi,<br />
Herşeyi denedikten sonra<br />
Görmüşüz çevremizdeki gerçekleri.<br />
Düşmüşüz büyük bir boşluğa<br />
Yalnız hissetmişiz kendimizi,<br />
İstememişiz kabullenmek<br />
Gömmüşüz inandıklarımızı kalbimize.</p>
<p>Şimdi usulca dalmışız düşüncelere<br />
&#8220;Nasıl çıkar bu karanlıklar aydınlığa?&#8221; diye,<br />
Aklımız &#8220;sabır, sabır&#8221; dese de<br />
Gönlümüz hep isyanlar halinde.</p>
<p>İstanbul &#8211; 24.12.2008</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/efebuyuk.wordpress.com/140/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/efebuyuk.wordpress.com/140/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/efebuyuk.wordpress.com/140/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/efebuyuk.wordpress.com/140/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/efebuyuk.wordpress.com/140/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/efebuyuk.wordpress.com/140/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/efebuyuk.wordpress.com/140/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/efebuyuk.wordpress.com/140/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/efebuyuk.wordpress.com/140/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/efebuyuk.wordpress.com/140/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/efebuyuk.wordpress.com/140/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/efebuyuk.wordpress.com/140/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/efebuyuk.wordpress.com/140/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/efebuyuk.wordpress.com/140/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=140&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/12/24/celiski/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/79793b0c17ab154e03f67e920f7f3818?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">efebuyuk</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kültürün Toplumumuz Üzerindeki Etkileri</title>
		<link>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/21/kulturun-toplumumuz-uzerindeki-etkileri/</link>
		<comments>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/21/kulturun-toplumumuz-uzerindeki-etkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 20:58:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>efebuyuk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[kültür etkisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://efebuyuk.wordpress.com/?p=138</guid>
		<description><![CDATA[Etrafımızda ki insanlara karşı bazen önyargılar oluştururuz ve bu önyargılar bazen öyle durumlarda tetiklenir ki karşımızdaki insanlarla aramızda duvarlar örülür. Bu duvarlar o andan itibaren karşımızdaki insan ile irtibatımızın kopmasına ve belli bir süre için bu kopmanın devam etmesine sebep olur. Bu kopma ise karşımızdaki insanla oturup aramızda ki diyalogsuzluğun sebeplerini konuşmadığımız sürece onarılamaz. Önyargıları [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=138&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Etrafımızda ki insanlara karşı bazen önyargılar oluştururuz ve bu önyargılar bazen öyle durumlarda tetiklenir ki karşımızdaki insanlarla aramızda duvarlar örülür. Bu duvarlar o andan itibaren karşımızdaki insan ile irtibatımızın kopmasına ve belli bir süre için bu kopmanın devam etmesine sebep olur. Bu kopma ise karşımızdaki insanla oturup aramızda ki diyalogsuzluğun sebeplerini konuşmadığımız sürece onarılamaz.<span id="more-138"></span></p>
<p>Önyargıları oluşturan ön önemli etkenlerden bir tanesi aslında insanların geldiği kültürlerdir. Farklı kültürlerden gelen insanlar karşılarındaki insanları birer yabancı ve çekinilmesi gereken varlıklar olarak görmeye başladığında ise artık o insanların arasına duvarlar örülmeye başlanmış ve ortada ciddi bir sorun var demektir. Bu tür bir sorunu ise ülkemizde artık normal kabul edercesine yaşamakta ve belki toplumsal olarak olmasa da bireysel olarak bu durumun sıkıntılarını içimizde hissetmekteyiz.</p>
<p>Belli bir kültürden gelmeyi mikro ölçekten yani çekirdek aile ölçeğinden çıkarıp biraz daha geniş anlamıyla düşündüğümüzde ise ülkemizde yine ailelerden gelen ya da zamanında aile ölçeğine kadar inmiş bir yapı ile karşılaşıyoruz. Bu yapı günümüzde farklı şekillerde adlandırılmış ikili kategorilerde ve temelinde aynı ayrılığı yaratarak karşımıza çıkmaktadır. Bunların adları; sağ-sol, laik-anti laik, Türk-Kürt, Sünni-Alevi gibidir ve daha da bu ayrılıkçı kategoriler uzatılabilir.</p>
<p>Prof. Dr. Anıl Çeçen’in (1996) dediği gibi, kültüre en genel anlamıyla bir toplumda meydana gelen değerler bütünü olarak baktığımızda ise aslında kategorizelendirmeye çalıştığımız kendimizde ki zenginlikleri kaçırıyor olduğumuzu fark ediyoruz (s.99). Hâlbuki yine Sayın Çeçen’in söylediği gibi, kültürel birlik ve hoşgörü ortamında, yani zenginliklerimizi kaçırmadığımız bir ortamda, bütünlüğümüzü tehlikeye sokacak girişimler ve politikalar toplumda taban bulamaz ve taban bulamayacağı içinde zengin kültürü ile Türk toplumu çağdaş dünyada kültür ve sanat merkezlerinden biri haline gelebilir ve gelmelidir (s.105).</p>
<p>Bu bağlamda öncelikle bizler bireysel olarak yeniden Anadolu halk kültürümüzün farkına varmalı ve onun özünde de hümanizm olduğunu hatırlayarak farklı kültürden diye düşündüğümüz insanların aslında bizlere kattıklarının bilincine varmalıyız.</p>
<p>Daha üst yani devlet kademelerinde çalışanların ise Halkevleri tarzında bir yapılanmanın ülkemizin her noktasında yeniden harekete geçirilmesini sağlaması ve şu an elimizde olan zenginliklerimizin buralarda sergilenmesi, insanlarımıza farklı Anadolu değerlerinin ve renklerinin katılması sağlanmalıdır. Ancak bu sayede kendimizi anlamsızca yemekten kurtarabilir; asıl hedefimiz olan çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarabiliriz. Bunları yapabilmek için düşüncelerimizi evrensel değer ve bilimsel bulgulardan uzak tutmamalıyız.</p>
<p>Atatürk’ün deyimiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinin kültür olduğunu hatırlamalı ve O’nun göstermiş olduğu hedefe vararak daha huzurlu bir toplum yaratmak için birlik ve beraberliğimizi korumalıyız.</p>
<p>Kaynaklar<br />
1) Çeçen, A. (1996). Kültür ve politika. İstanbul: Hil Yayınları.</p>
<p>Yazan: Efe Büyük*</p>
<p>Yazıldığı Tarih: 05/12/2008</p>
<p>*Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Lisans Öğrencisi</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/efebuyuk.wordpress.com/138/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/efebuyuk.wordpress.com/138/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/efebuyuk.wordpress.com/138/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/efebuyuk.wordpress.com/138/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/efebuyuk.wordpress.com/138/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/efebuyuk.wordpress.com/138/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/efebuyuk.wordpress.com/138/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/efebuyuk.wordpress.com/138/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/efebuyuk.wordpress.com/138/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/efebuyuk.wordpress.com/138/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/efebuyuk.wordpress.com/138/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/efebuyuk.wordpress.com/138/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/efebuyuk.wordpress.com/138/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/efebuyuk.wordpress.com/138/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=138&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/21/kulturun-toplumumuz-uzerindeki-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/79793b0c17ab154e03f67e920f7f3818?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">efebuyuk</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Niyet</title>
		<link>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/21/niyet/</link>
		<comments>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/21/niyet/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 20:36:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>efebuyuk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makalelerim]]></category>
		<category><![CDATA[niyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://efebuyuk.wordpress.com/?p=126</guid>
		<description><![CDATA[Her insan bir işe başlamadan önce o işle ilgili niyetini kendisine belirtir ve o niyeti doğrultusunda planını, programını yapar ve o doğrultuda eylemlerde bulunur. Bu niyet aynı zamanda insanın amacıdır. İnsan kendi niyetini ne kadar saflık, temizlik ve içtenlik duyguları içerisinde belirliyorsa, o kişi o kadar amacında başarılı olacak demektir. Aksi durumda, yani kişinin niyetinde [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=126&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her insan bir işe başlamadan önce o işle ilgili niyetini kendisine belirtir ve o niyeti doğrultusunda planını, programını yapar ve o doğrultuda eylemlerde bulunur. Bu niyet aynı zamanda insanın amacıdır. İnsan kendi niyetini ne kadar saflık, temizlik ve içtenlik duyguları içerisinde belirliyorsa, o kişi o kadar amacında başarılı olacak demektir. Aksi durumda, yani kişinin niyetinde bir art niyet söz konusu olduğunda ise kişinin içerisinde olduğu eylem planı bir süre sonra iflas edecektir. Çünkü başlangıçta samimi olamamıştır ve bu samimiyetsizlik bir yerde vücutta aksaklıklara sonuç açacaktır. En başta kişi kendisine karşı samimi olmadığı için kişisel bütünlüğünden tavizler verecek, çelişkiye düşecek ve bu durumda kişi bir süre sonra güçsüzleşmeye başlayacaktır. Bir başka deyişle, var olanları yok saymak bu sonucu doğuracaktır.<span id="more-126"></span></p>
<p>Açıklamasını yaptığım niyet tanımlamasını günlük hayatımız içerisinde düşünecek olursak eğer; günümüzde dürüst politikacıların olmamasından hayıflanıp, sonra da seçmenler olarak hiçbir eylemde bulunmaz isek, işte o zaman bizde yukarıda sözünü ettiğim bir duruma düşüyoruz demektir. Yani hem dürüst politikacı istiyor hem de bunun için girişimlerde bulunmuyorsak, o zaman bu durum bizim kişisel bir bütünlük içerisinde olmadığımızı gösterir. Yani, düşünce, söz ve eylemlerimizin birbirleriyle uyuşmaması durumudur. Bu durum ile birlikte siyasilerde şu güzelim tablodan faydalanıp anormal olan bir durumu normalleştirme çabası içerisine girer.</p>
<p>Yıllardan beri biz seçmenler aslında bu anormal durumu o kadar çok kabul edip normalleştirmişiz ki artık bunu sorgulama gereği bile duymaz hale gelmişiz. Hatta, birisi bize içinde bulunduğumuz bu yanlış durumu fark ettirecek olsa dahi, hemen “E o kadar dürüst değil ama iş de yapıyor yahu.” sözünü kullanır hale gelmişiz, kabullenmişiz. O zaman şimdiye kadar hangi politikacı tamamıyla dürüst olmuş ki? Böyle bir politikacı mı gelmiş ki memlekete? diye soracak olacaksınız belki ki ama haklı değilsiniz. Çünkü bu memlekette dürüst politikacı yoksa önce kabahati de kendimizde aramalıyız. Biz yaratmadık dürüst politikacıları. Çünkü hep tavizkar olduk, göz yumduk, izin verdik. Onlarda alanı boş buldular, hepimizi kandırdılar, kandırıyorlar.</p>
<p>Yalnız sözde olduğu zaman üzerimize diyecek yok, çok güzel eleştiriyoruz, yeriyoruz ve hatta çok güzel küfür de ediyoruz ama icraat yok işte! Düşüncede var, sözde var ama eylemde yok iseniz o zaman sizin kendinize saygınız da yok demektir. İlk paragrafta da bahsettiğim gibi, o zaman siz de kişisel bütünlük içerisinde değilsiniz demektir. Özünüze ihanet ediyorsunuz demektir. Yok eğer, içinizden inanmıyor ve yine bir şeylerin değişmesi gerektiğinden konuşuyorsanız o zaman yine kendi kendinizi aldatıyorsunuz, yalan söylüyorsunuz demektir. Bu da kişinin kendisine yaptığı büyük bir saygısızlıktır. Yine bütün bunların yanında, eğer kendinize saygınızın olduğunu, yani kişisel bir bütünlük içerisinde olduğunuzu düşünüyorsanız ve sizi yönetenlerin sizi aldatmasına, isteklerinizi bastırmasına, sizi dinlememesine, sizi küçük görmesine izin veriyorsanız o zaman sizin koyundan başka bir farkınız yok demektir. Çünkü koyunda kendi içinde kişisel bütünlük sergiler zaten ve ne düşünüyor, hissediyorsa onu eylemlerine de döker (döktüğünü sanır), yani doğal davranıyordur! Fakat güdülüyordur işte!</p>
<p>Yazan: Efe Büyük*</p>
<p>Yazıldığı Tarih: 21/11/2008</p>
<p>*Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Lisans Öğrencisi</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/efebuyuk.wordpress.com/126/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/efebuyuk.wordpress.com/126/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/efebuyuk.wordpress.com/126/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/efebuyuk.wordpress.com/126/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/efebuyuk.wordpress.com/126/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/efebuyuk.wordpress.com/126/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/efebuyuk.wordpress.com/126/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/efebuyuk.wordpress.com/126/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/efebuyuk.wordpress.com/126/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/efebuyuk.wordpress.com/126/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/efebuyuk.wordpress.com/126/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/efebuyuk.wordpress.com/126/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/efebuyuk.wordpress.com/126/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/efebuyuk.wordpress.com/126/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=126&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/21/niyet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/79793b0c17ab154e03f67e920f7f3818?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">efebuyuk</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Macera ve Devrim</title>
		<link>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/107/</link>
		<comments>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/107/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 14:59:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>efebuyuk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[macera ve devrim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://efebuyuk.wordpress.com/?p=107</guid>
		<description><![CDATA[Macera ve Devrim (Robert Koleji ve Kız Amerikan Koleji Müdürü Walter L. Wright Jr.’ın Doktorası için yazdığı makalesinden çevrilmiştir.) Amerikalılar Türkiye’yi macera toprakları olarak bilir. Pera Otel’den İstanbul’un siluetini güneşe karşı seyretmiş, bu büyük şehrin sunduğu emsalsiz mimari ve sanat hazinelerini görmüş turistler bu solmayan ihtişamın etkisinde kendilerinden geçerler. Onlara kendi ilgi ve zamanlarından daha [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=107&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Macera ve Devrim</p>
<p>(Robert Koleji ve Kız Amerikan Koleji Müdürü Walter L. Wright Jr.’ın Doktorası için yazdığı makalesinden çevrilmiştir.)</p>
<p>Amerikalılar Türkiye’yi macera toprakları olarak bilir. Pera Otel’den İstanbul’un siluetini güneşe karşı seyretmiş, bu büyük şehrin sunduğu emsalsiz mimari ve sanat hazinelerini görmüş turistler bu solmayan ihtişamın etkisinde kendilerinden geçerler. Onlara kendi ilgi ve zamanlarından daha fazlasını sunan ve bu derece büyüleyici başka bir şehir yoktur. İstanbul’un geçmişiyle ilgilenen bir turist buranın insanlarını acayip giyimli bir ırk ve memnun edici kendi tarzlarında rehberler olarak bulsaydı çok memnun olurdu. Fakat hiç bir ulus turistlerin çekimi için var olmaz. Dinç ve kuvvetli bir ırk atalarının zaferleri, gelenekleri üzerine kurulmuş bir hayat tarzı ile kendisini doyuramaz. Amerikalılar Türk Devrimi’nin volkanik enerjisi içinde Türk milletinin camdan bir müzenin içerisinde sergilenen canlı bir mumyanın cansız varlığından vazgeçtiklerini görmektedirler.<span id="more-107"></span></p>
<p>Türk Devrimi, Türkler kendi başarılarının reklamının yapmak konusunda çok fazla zaman ve enerjisini harcamaya başladığından beri Avrupa ve Amerikalılar tarafından yanlış anlaşılmıştır. Ancak Türkler kendi devrimlerinin tarihsel arka planını açıklamak endişesine düşmemişlerdir. Örneğin bu konuda net bir inkılâbı ele alalım: Kıyafet devrimi. Türkiye’nin dışında çok sıkça görülen fakat aşırı saflıkla inanılan bir şey var ki o da; bütün Türkler bir gün tam bir Doğulu gibi, tam takım olarak cüppelerini ve kırmızı feslerini giymiş ve ertesi günü herkes üzerine Avrupalı takım elbiselerini, şapkalarını giymiş ve birden bire her şeyiyle Batılı olmuşlardır. Bir dereceye kadar daha masum bir yorum ise Doğudan Batıya bu zihniyet değişikliğinin elbette ki bir gecede olmadığı ve bu yüzden de fesleri çıkarmanın yüzeysel ve anlamsız bir hareket olduğu yönündedir. Yapılan bu iki yorum da gülünç derecede yanlıştır ve Amerika’da çok yaygın olarak görülen Türkiye cahilliğini göstermektedir. Bunların her biri olmamış gerçekleri farz etmektir. Zihniyet değişikliği fesler bir kenara atıldığında bir gecede gerçekleşmedi çünkü zihniyet çoktan değişmişti. Bu konuda yapılmış kanun değişikliği herhangi bir kapris olayı değil fakat seçilmiş insanların oluşturduğu bir parlamentonun oyları ile değiştirilmiştir. Eleştirmenler diyorlar ki “Kafadakini değiştirebilirsin fakat kafanın içerisindekini değil.”. Çok haklılar. Ancak gerçek şu ki, hükümetin yeniden yapılanması ve ülke kanunlarının değiştirilmesi kafalarda ki aksesuarların değişmesinden önce meydana getirildiğinden, fesin altında ki kafa bir yüzyıl öncesinden değişmeye başlamıştı bile. 19. yüzyılın Sanayi Devrimi’nden çok önce bile, akıllı Türkler Batı Avrupa’nın bazı etkili uygulama ve tekniklerine geçmenin gerekliliğini fark etmişlerdi. Onlar umutsuz ve harap Osmanlı İmparatorluğu’nu yenilemek için ne yapılması gerekiliyorsa kendine bile faydası olmayan sultanın ve at gözlüklerinden kurtulamayan softaların timsali olan aşırı tutuculuğa, karşı insanca mücadele ederek yapmışlardır.</p>
<p>Abdülhamit’in aşırı tutucu baskılarına rağmen yeni bir edebiyat ve yeni bir zihniyet gelişti ve 1908 ihtilâlinde meyvelerini verdi. Ölüme mahkûm edilmiş imparatorluğu son başarısız kurtarma çabası da Dünya Savaşı boyunca sürdürüldü. 1918’den sonra Osmanlı hilafetinin toprakları Avrupalı emperyalist güçler tarafından paylaşılmak üzere parçalanmıştı. O yıkıntıların arasından yeni bir Türk devleti doğdu.</p>
<p>Mağlup, aşağılanmış, tükenmiş Türk insanı kendisine olağanüstü cesaret ve yetenek sahibi bir lider buldu. Çoğu kıyı topraklarının ve İstanbul’un İtilaf devletleri ve Yunan işgalinde olduğu o karanlık günlerde yalnızca Kamâl Atatürk bu yeni doğmuş ulusun muazzam yaşama gücünü anlayabilmişti. Her güçlü insanda görülen ailesini ve evini koruma içgüdüsü ile O istilacıları kendi ülkesinin topraklarından atmak için dağınık bir orduyu topladı. Büyük Britanya, Fransa, İtalya, Yunanistan ve hatta İtilaf devletlerinin emrindeki sözde padişahın muhalefetine rağmen O bir ulusun kollarından bir askeri örgüt teşkilatlandırdı. O’nun liderliğinde Türk ulusu işgalcileri denize döktü ve yeni Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.</p>
<p>Askeri zaferi daha sonra Lozan’da bir diplomatik başarı takip etmişti. Dünya Savaşı’nın mağlup ülkelerinden Türkiye bir barış yapmıştı. Padişah tarafından imzalanan bu alçak Sevr barış antlaşması yırtıp atıldı. Lozan antlaşmasının koşulları kabulüyle birlikte ülkenin belirlenen toprakları ve yeni ulusun hakları büyük güçler tarafından tamamen tanındı. Bu da başka bir parlak zaferdi. İşgalciler sınır dışı edilmiş ve sınırlar tanınmıştı fakat ülkede hala yapılması gereken çok şey vardı.</p>
<p>Barışçıl reformlar günlük hayatın kuralları haline gelmişti ve yeni Türkiye’nin dinç karakterini oluşturuyordu. Eski yasalar yerini yeni, en aydınlık ve ileri Avrupa modellerine bırakmıştı. Hükümet seçimle gelen cumhurbaşkanın eşliğinde parlamenter bir demokrasiye geçmiş fakat bunun yapısı ve uygulaması hiçbir yabancı ülkeden körü körüne kopya edilmiş değildi. Yönetimdeki Türk deneyiminin zenginliği ile politik düzende ki Avrupa deneyimlerinin sonuçları bir araya getirilerek yeni bir sentez meydana çıkarılmıştı. Sonuç, bir örnek olarak kendi hükümetsel yapılarındaki verimsizlikle hayal kırıklığına uğramış ve yeni ve belli belirsiz fikirler planlamaya çalışan uluslar için iyi bir örnek oldu. Halifelik kaldırıldı. Alfabede Arapçadan sesli Latin harflerine geçilmesiyle eskiden gerekli olan zaman diliminden daha kısa bir süre içerisinde okul çocukları ve okuma yazma bilmeyen yetişkinlerin okumayı öğrenmesi sağlandı. Milli eğitim sistemi kuruldu. Bütün ülke genelindeki yüzlerce okul düzenlendi. İlk kez olarak Türk insanın sıra ve kütüğü yaşlı ve ihtişamlı kültürel geçmişiyle bağdaştırıldı. Demiryolları ve buharlı vapur hatları ülkenin her yerinde geliştirildi ve devlet tarafından işletildi. Toprağın doğal kaynaklarının kalkındırılması iyi ilerliyordu. Kısacası, sarf edilen her emek Türkiye’yi modern bir ulus devlet yapmak içindi.</p>
<p>Eğer Avrupa’nın büyük sanayi güçlerinin ekonomik ve ticari bağımlılıklarından kurtulmak isteniyorduysa, tam politik ve kültürel bağımsızlığının tadını çıkaramamış bu millet için ülkenin ekonomik kalkınma planı Kamâlist programın ayrılmaz bir parçası idi. Sanayileşme için dikkatlice detaylandırılmış bir plan İktisat Bakanlığı tarafından hazırlanmış ve sürekli olarak daha da ileriye götürülmüştü. Dünyadaki büyük ekonomi buhranının yarattığı zorluklar ülkenin kalkınma hızına sade bir uyarıcı, hızlandırıcı bir etki yapmıştı.</p>
<p>Türk personelinin çalıştırdığı son teknoloji makinelerle donatılmış fabrikalar şeker, pamuklular, cam ve diğer yirminci yüzyılın medeni hayatında gerekli olan pek çok ürünü çıkarmaktaydı. Teknik yardım dışarıdan sağlanmıştı fakat yabancı uzmanlar genel olarak hiçbir ithal mala gerek duyulmayacak şekilde amaçlanan Türk planlarına uygun olarak devamlı şekilde çalışmışlardı. Bu yüzden ekonomide, politik alanda da olduğu gibi, Türkiye’nin cumhuriyetçi hükümeti sadece aydınlanmamış sömürgecilik yüzyıllarının ve sürekli savaşlarda yıkıma uğramış bir kuşağın onarılmasının büyük görevini bir enerji ve mantıkla gerçekleştirmedi, dahası dünya uygarlığına gerçek bir katkısı olan yeni bir kültürel sentez yarattı.</p>
<p>Eğer Amerikalılar Türkiye’nin gerçek macerasının ne olduğunu bulmayı istiyorlarsa, o macera ki Amerikalıların Avrupalılardan daha çok takdir edebileceği, Ankara’ya gitmeliler. Orada Anadolu’nun geniş yaylasının üzerinde Batı’da kendilerininki gibi öncü bir ülke bulacaklar. Ayrıca kendilerine kendi tarihlerinden de çok benzerlik gösteren bir öncü ruhla da karşılaşacaklar. Hiçbir Amerikalı yoktur ki Ankara’ya gidip de o uçsuz bucaksız yürekliliği, cesur ileri görüşlülüğü, birkaç yıl öncesine kadar sadece basit bir kasaba olup da onu yeni bir başkent yapan pratik yeteneği o heyecan verici yönetimde de bulamasın.</p>
<p>Ankara yeni Türkiye’nin ve o yeniden canlanmış, canlandırılmış Türk milletinin özgür dünya milletleri arasında yerini almak ve onu korumak arzusunun sembolüdür. Burası çürüyor olan nostaljik bir müzenin değil, yaratıcı bir devrimin gerçek ve hayati macerasıdır.</p>
<p>İngilizceden çeviri: Efe Büyük*</p>
<p>Redaksiyon: Semih Üslü*</p>
<p>Yazıldığı Tarih: Bahar 2008</p>
<p>*Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Lisans Öğrencisi</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/efebuyuk.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/efebuyuk.wordpress.com/107/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/efebuyuk.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/efebuyuk.wordpress.com/107/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/efebuyuk.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/efebuyuk.wordpress.com/107/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/efebuyuk.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/efebuyuk.wordpress.com/107/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/efebuyuk.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/efebuyuk.wordpress.com/107/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/efebuyuk.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/efebuyuk.wordpress.com/107/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/efebuyuk.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/efebuyuk.wordpress.com/107/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=107&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/107/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/79793b0c17ab154e03f67e920f7f3818?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">efebuyuk</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kemalizm’in Doğuşu</title>
		<link>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/kemalizm%e2%80%99in-dogusu/</link>
		<comments>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/kemalizm%e2%80%99in-dogusu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 14:31:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>efebuyuk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[kemalizm nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kemalizm'in doğuşu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://efebuyuk.wordpress.com/?p=99</guid>
		<description><![CDATA[Kemalizm’in Doğuşu – Kemalizm Nedir? Kemalizm’in Atatürkçülükten Ne Gibi Farkları Vardır? Günümüz Türkiyesi’nde hangi vatandaşa “Kemalizm ile Atatürkçülük arasında bir fark var mıdır?” diye sorsak, çoğu bir fark olmadığını, bu ikisinin aynı şeyler olduğunu söyleyecekledir ve hatta Kemalizmi bilmeyecek ve sadece Atatürkçülüğün olduğundan bahsedecektir. Hâlbuki Kemalizm ile Atatürkçülüğün arasında çok ince bir çizgi vardır. Öyle [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=99&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kemalizm’in Doğuşu – Kemalizm Nedir? Kemalizm’in Atatürkçülükten Ne Gibi Farkları Vardır?</p>
<p>Günümüz Türkiyesi’nde hangi vatandaşa “Kemalizm ile Atatürkçülük arasında bir fark var mıdır?” diye sorsak, çoğu bir fark olmadığını, bu ikisinin aynı şeyler olduğunu söyleyecekledir ve hatta Kemalizmi bilmeyecek ve sadece Atatürkçülüğün olduğundan bahsedecektir. Hâlbuki Kemalizm ile Atatürkçülüğün arasında çok ince bir çizgi vardır. Öyle ki, eğer Atatürkçülükten bahsederken Kemalizm’in içeriğini bilerek ve Atatürkçülük ile bağdaştırarak konuşuyorsak o zaman pek bir sorun yok. Pek bir sorun yok demek gerek, çünkü madem ki Atatürkçülük derken Kemalizm’den bahsediyoruz, o zaman bunun adını neden doğru söylemiyoruz? Yok, eğer Atatürkçülük derken Kemalizm’in içeriğinden habersiz konuşuyorsak, o zaman maalesef ister istemez Kemalizm’in içini boşaltıyor ve bunu unutturuyoruz demektir.<span id="more-99"></span></p>
<p>Çok genel olarak bir giriş yaptıktan sonra, bu paragrafta yazının geri kalanında nelerden bahsedeceğimizi ve nelerden bahsetmeyeceğimizi söyleyerek konulara giriş yapmaya başlayalım.</p>
<p>Bu yazıda, başlıktan da fikir edinebileceğimiz gibi sırasıyla; “Kemalizm’in Doğuşu”, “Kemalizm Nedir?” ve “Kemalizm’in Atatürkçülükten Ne Gibi Farkları Vardır?” gibi başlıklar ele alınacak. Sadece bu yazı için nelerden bahsedilmeyeceği ise; “Kemalizm’in İlkeleri ve bu ilkelerin incelenişi”, “Kemalizm Neden Arka Planda Kaldı, Nasıl Kaldı?”, “Kemalizm’in Günümüz Türkiye’sine Uygunluğu” gibi konulardır. Bu konular daha sonraki yazılarımızda tek tek ele alınarak, ayrı bir araştırma yazısı haline getirilecektir.</p>
<p>Kemalizm’in Doğuşu</p>
<p>Kemalizm kavramının ortaya çıkışı biranda olmamıştır. Hatta bu kavram Atatürk öldükten sonra ortaya atılmış bir kavram hiç değildir. Bu tarihi bir süreç içerisinde kendi içerisinde yoğrularak, harmanlanarak, gerçeklerden oluşarak meydana gelmiştir. Kemalizm kavramı esas itibarıyla “Kemalist” kelimesinden gelmektedir. Cenk Yaltırak’a (2004) göre, “Kemalist, ilk defa Anadolu’da örgütlenmeye başlayan Müdafaa-i Hukuk örgütlerinin vatanın bağımsızlığı için savaşan örgütlü bireylerine verilen bir adlamadır.”(s.7). Bununla ilgili olarak Osmanlı hükümetinin İtilaf Devletleri ile olan yazışmalarına bakabiliriz. Örneğin, Sayın Şimşir’e (Aktaran Cenk Yaltırak, 2004) göre, Damat Ferit Paşa’nın İstanbul’da İngiliz Yüksek Komiseri J. de Robeck’ e “Kemalistlerin Yunan ilerlemesine dayanmasına imkân yoktur.” der (s.7). Bu ve bunun gibi yüzlerce örneği o dönem için görebiliriz. Yine Yaltırak’a (2004) göre, “…iç ve dış düşmanlar için ulusal Kurtuluş Savaşı’nın lideri Mustafa Kemal’dir ve onunla aynı ülküde birleşenler Kemalisttir.”(s.7). Bu bilgilere dayanarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki Kemalizm’in doğuşu daha 1919’larda iç ve dış düşmanların da adını zikrettiği şekliyle, “Kemalist”, ortaya çıkmış ve ortaya konan o bağımsızlık hareketini iç ve dış basın bu kelimeyle özdeşleştirmişlerdir.</p>
<p>Kemalizm Nedir?</p>
<p>Kemalizm, “Kemalizm’in Doğuşu” bölümünde de ele aldığımız gibi Kurtuluş Savaşı döneminde 1919’dan başlayarak olayların kendisinin oluşturduğu ve adını koyduğu bir kavramdır ve ilk olarak “Kemalist” kelimesinden gelmektedir. Daha sonradan bir ideoloji şeklini alacak olan Kemalizm’in temelini ve özünü tamamıyla hayattan ve onun gerçekliklerinden, yaşanan tecrübelerden almaktaydı ve hala almaktadır.</p>
<p>Kemalizm’in yapılmış birçok tanımı vardır. Bu tanımlamaların bazıları yazımın en başında da belirttiğim gibi Atatürkçülük kavramı ile Kemalizm kavramlarını bir tutarak yapılmış olan tanımlamalardır. Atatürkçülük adı altında yapılan bu tanımlamaların Kemalizm’in özünden sapmadığı sürece pek bir sorun olmadığını fakat madem aynı şeylerden bahsediliyor o zaman adının doğru konması gerektiğinden de bahsetmiştik. Bütün bunları yine bir hatırladıktan sonra, bu tanımlardan Atatürk’ün kendisinin dışında yapılan tanımlamalara ilk önce bakacak olursak eğer bunlardan ilki şudur;</p>
<p>Kemalizm İçin Yapılmış Tanımlar</p>
<p>“Kemalizm, Atatürk’ün ortaya koyduğu eylemler ve belirttiği düşünceleri bir ideoloji olarak kendisi tarafından verilen isimdir.”(http://kemalizm.kemalistler.net). Burada Kemalizm adına yapılan açıklama hiç kimsenin bu ideoloji hakkında bir fikir edinmesini sağlamaz. Aksine, Kemalizm’in Atatürk’ün ortaya koyduğu eylemler ve belirttiği düşünceler denerek sanki bu ideolojinin başka fikir ve eylem kabul etmeyeceği sanısına kapılabilir insanlar. Bu tamamıyla yanlış ve gerçek bunun tam tersidir.</p>
<p>Prof. Dr. İsmet Giritli’ye (2004) göre, “Atatürkçülüğün bir “ulusal modernleşme” ideolojisi olduğuna ve milliyetçilik dışında pragmatizm, laiklik, ulusal egemenlik ve ampirik devletçilik gibi ilkelere de dayanan sürekli bir dinamizmi oluşturduğuna inanıyoruz.”(s.6). İlk olarak, Giritli burada Kemalizm’i Atatürkçülük kelimesinin içinde vermiştir. Yani Kemalizm’in özünden haberdar olarak onu saptırmadan kullanmıştır. Ancak kitabında Kemalizm demesinin yanı sıra her yerde Kemalizm dememiş adını doğru koymamıştır. Burada ayrıca Giritli’nin seçtiği şu kelimeleri burada yeri gelmişken vurgulamakta fayda görüyorum. Bunlar “pragmatizm” ve “ampirik” kelimeleridir. Pragmatizm, Türk Dil Kurumu sözlüğünden anlamı ile “yararcılık” anlamına gelmektedir. Kemalizm de ülkenin yararına, yani kalkınması ve ilerlemesi için ne yapılması gerekiyorsa onların yapılmasını öngören bir ideolojidir. Ampirik kelimesi ise yine Türk Dil Kurumu sözlüğünden anlamı ile “görgül, deneysel” anlamlarını taşımaktadır. Bu kelime de aslında Kemalizm’in ne olduğu ve nasıl bir ideoloji olduğunu en iyi ortaya koyan kelimelerden birisidir. Çünkü Kemalizm sanıldığı gibi sabit değişmez fikirler topluluğu değildir, aksine esnek ve çağın şartları ne gerektiriyorsa onları öngören fikirlerin barındığı bir ideolojidir. Ampirik, yani deneysel demekle de Kemalizm’in fikirlerinin hayattan aldığını çıkartabiliyoruz.</p>
<p>M. Güner Demiray’a (1997) göre, “Kemalizm durağan değildir. Onun mayasında canlılık, dirilik, gelişim, özünde devingenlik vardır. O sürekli oluşum içindedir, çağa ayak uydurur.” (s.7). Yine sözlerine ek olarak Demiray (1997) şunları söylemiştir; “Bağımsızlık başta Kemalizm’le eş anlamlıdır.”(s.8). Burada da yine Kemalizm’in sürekli olarak kendini yenileyen, çağın şartlarını yerine getiren bir ideoloji olduğu ortaya konmuştur. Kemalizm’in en temel şartlarından birinin de yine bağımsızlık olduğu vurgulanmıştır.</p>
<p>Metin Aydoğan’ın (2006) yaptığı Kemalizm tanımı ise şöyledir; “Kemalizm’deki anti-emperyalist bilinç, sosyal içeriklidir ve yüksek düzeylidir. Irkçılıkla bezenmiş yabancı düşmanlığından uzaktır. Ülke savunmasıyla sınırlı değildir. Ulusçu ve toplumcu temeller üzerinde yükselir. Evrensel boyutludur. Anti-emperyalist eyleme ve bilimsel araştırmaya dayanır.”(s.717). Buradan da anlaşıldığına göre Kemalizm aynı zamanda Emperyalizm’e karşı doğmuş bir harekettir ve bu harekette 10 Kasım 1938 gününe kadar görevini başarıyla yerine getirmiştir.</p>
<p>Atatürk’ün haricinde yapılan Kemalizm’e hitaben yapılan son tanımlama ise Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlanmış olan “Atatürkçülük” adlı (1984) kitabındandır. Burada aynen şöyle denilmektedir; “Türk Milletinin bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha sahip olması, devletin millet egemenliği esasına dayandırılması, aklın ve ilmin rehberliğinde Türk kültürünün çağdaş uygarlık düzeyi üzerine çıkarılması amacı ile temel esasları yine Atatürk tarafından belirtilen devlet hayatına, fikir hayatına ve ekonomik hayata, toplumun temel müesseselerine ilişkin gerçekçi fikirlere ve ilkelere, Atatürkçülük denir.”(s.7). Yine burada da en çok dikkati çekmesi gereken nokta “Kemalizm” değil de “Atatürkçülük” denmiş olmasıdır. Bu kelime değişikliğinin belli bir tarihten sonra hep uygulandığını görüyoruz. Ancak bunun neden böyle olduğu ile ilgili kısmı bu yazı da vermeyeceğimizi belirtmiş ve bunu başka bir yazının konusu yapacağımızı söylemiştik.</p>
<p>Bunlar gibi daha yüzlerde örnek tarih sayfalarında yatmaktadır. Bunları iyice irdeleyip gerçekleri gün ışığına çıkarmak ise bu ülkenin insanın görevidir kanısındayım.</p>
<p>Kemal Atatürk Kemalizm İçin Ne Diyor?</p>
<p>Şimdi ise Mustafa Kemal’in kendisinin oluşturduğu Kemalizm ideolojisi için söylediklerine bakacağız.</p>
<p>Atatürk’ün 1 Kasım 1937 Millet Meclis Tutanak Dergisi’nde yer alan Kemalizm ile ilgili sözleri şöyledir (Aktaran Cenk Yaltırak, 2004); “Büyük davamız, en uygar ve en refaha kavuşmuş ülke olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu, yalnız kurumlarında değil, düşüncelerinde köklü bir inkılâp yapmış olan büyük Türk Milletinin dinamik ülküsüdür. Bu ülküyü en kısa zamanda başarmak için, düşünce ve eylemi birlikte yürütmek zorundayız. Bu girişimden başarı, ancak hukuki bir planla ve en verimli bir biçimde çalışmakla gerçekleşebilir. Bu nedenle, okuyup yazma bilmeyen tek vatandaş bırakmamak, ülkenin büyük kalkınma savaşının ve yeni yapısının istediği teknik elemanları yetiştirmek, ülke davalarının ideolojisini anlayacak, anlatacak, nesilden nesile yaşatacak, kişi ve kurumları yaratmak, işte bu önemli ilkeleri en kısa sürede sağlamak, Kültür Bakanlığının üzerine aldığı büyük ve ağır görevler arasındadır. Belirttiğim bu ilkeler, Türk gençliğinin beyninde ve ulusun bilincinde her zaman canlı tutmak, üniversitelerimize ve yüksek okullarımıza düşen başlıca görevdir.”(s.8).</p>
<p>Bunun dışında ise beklide Atatürk’ün Kemalizm’in özünü en iyi açıklayan sözlerini de buraya almalıyız. O sözler 1937’de şöyle söylenmişti: “Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz. Bizim yolumuzu çizen, içinde yaşadığımız yurt; bağrından çıktığımız Türk ulusu ve bir de, uluslar tarihinin bin bir acıklı olay ve sıkıntı ile dolu yapraklarından çıkardığımız sonuçlardır.” Bu sözlerinden de anlıyoruz ki Atatürk her zaman için bilim ve aklı kendisine rehber edinmiş milletine de böyle yapmalarını salık vermiştir.</p>
<p>Atatürk’ün bu ve bunun gibi daha birçok kendisinin oluşturduğu Kemalizm ideolojisi ile ilgili açıklayıcı sözleri vardır. Ancak bu günümüzde maalesef pek bilinmemektedir, bilinmesi istenmemektedir. Bu duruma en güzel kanıt ise Cenk Yaltırak’ın (2004) da dediği gibi, “…Atatürk’ün el yazısı ile Kemalizm, Anıtkabir arşivinde ancak 1989’da bulunmuştur.”(s.10) sözleridir.</p>
<p>Kemalizm’in Prensiplerinin Oluşum Süreci</p>
<p>Kemalizm’in prensipleri başlı başına içinde yaşanılan olayların ve çağın gerektirdiği şekillerde vücut bulmuştur. Bu prensipler bir gün oturulup Mustafa Kemal tarafından yazılmamıştır.</p>
<p>Kemalizm’in oluşum sürecinin önemli bir kısmını kısaca özetleyen Asım Aslan (1992) kitabında bunu şöyle anlatmıştır; Atatürk önce Sivas Kongresi’nde kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni, Halk Fırkasına (Partisine) dönüştürdü. Cumhuriyet Halk Partisi 9 Eylül 1923’de resmen kuruldu ve ilk tüzüğü o gün kabul edildi. Bu tüzük 1927 yılına kadar yürürlükte kalmıştır. CHP’nin İkinci Kurultayında (15-23 Ekim 1927) parti tüzüğünün “umumi esaslar” bölümüne temel ilkeler olarak partinin cumhuriyetçi, halkçı ve milliyetçi bir siyasal kuruluş olduğu belirtilmişti. CHP’nin gerçekleştirdiği 3. Kurultayında (10-18 Mayıs 1931) 2. Kurultayda kabul edilen üç temel ilkeye başka bir üç temel ilke daha eklenmişti. Bunlarda; laiklik, devletçilik ve devrimciliktir. Daha sonra bu altı ilke partinin resmi görüşü haline getirilmiştir. 9-16 Mayıs 1935 tarihleri arasında toplanan 4. Büyük Kurultayda parti programına daha önceden alınmış ve temel ilkeler olarak kabul edilmiş olan prensiplere daha geniş bir açıdan bakılmış ve ele alınmış ve parti programın da “Partinin güttüğü bütün bu esaslar, Kemalizm prensipleridir.” denilerek CHP’nin ideolojisinin “Kemalizm” olduğu nitelendirilmiştir. Daha sonra Kemalizm’in prensipleri olarak nitelendirilen bu altı ilke ülkenin Anayasası’na konulmuş ve bu prensipler ülkeye mal edilmiştir (s.131-133).</p>
<p>Kemalizm’in temel prensiplerini oluşturan bu altı ilkeden başka olarak Asım Aslan kitabında bu ilkeleri daha geniş tutmuş ve Kemalizm’in bu şekilde değerlendirilmesini uygun görmüştür. Aslan’a (1992) göre Kemalizm’in daha geniş ölçekte ki ilkeleri ve kitabında da bunları teker teker açıkladığı sayfa numaraları da şöyle; Tam bağımsızlık (s.135), Anti-emperyalizm (s.137), Özgürlükçülük (s.139), Cumhuriyetçilik (s.140), Milliyetçilik (Ulusçuluk) (s.141), Halkçılık (s.142), Devletçilik (s.143), Laiklik (s.145), Devrimcilik (s.147), Akılcılık ve Bilimsellik (s.148), Çağdaşlık (s.152), Barışçılık (s.155). Bu ilkelerin tümünün anlaşılmadan bu ideolojinin de tam olarak anlaşılamayacağı aşikârdır.</p>
<p>Kemalizm Bir İdeoloji Değil Midir?</p>
<p>“Kemalizm Nedir?” başlığının altında böyle bir alt başlık kesinlikle gerekli idi. Çünkü daha Kemalizm’i bir ideoloji olarak kabul etmeyen insanlar dahi vardır. Bunu söyleyen insanlar çoğu zaman Kemalizm’i tam olarak araştırmadıklarından ve kulaktan dolma yanlış bilgilerin kurbanı olduklarından böyle söylemektedirler. Diğerleri, yani bilip de inkâra kalkışanları söylemiyorum bile. O kişiler şahsi menfaatleri uğruna tarihi bilgileri çarpıtarak milleti kandırma yoluna düşmüşlerdir. Burada Mustafa Kemal Atatürk tarihi yazanlardan namuslu olmalarını çok önceden “Gerçekleri söylemekten korkmayınız.” sözleri ile belirtmişse de, çok zor olmaması gereken bu cümleyi bile uygulamayanlar vardır.</p>
<p>İlk durumdaki insanlarımızın durumuna dönersek eğer bu insanların sonuçta ya Kemalizm konusunda bilgisiz ya da kulaktan dolma yanlış bilgilere sahip olmalarının sebebi az önce “diğerleri” diye belirttiğim kategoride ki insanlar yüzündendir. Bu insanların genelde verdiği örnek ise; Atatürk’ün Kemalizm’e karşı olduğu yönündedir ki bunun ne kadar temelsiz bir görüş olduğunu Atatürk’ün kendi el yazısı ile yazdığı Kemalizm’in prensiplerinden biliyoruz. Bununla ilgili olarak anlatılan bir de olay vardır. O da şu ki Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun bir gün Atatürk’e “Paşam partinin bir doktrini olsun” demiştir ve Atatürk de geri cevap olarak “donarız çocuk” demiştir kendisine. Buradan çıkarılan sonuç ise gayet basit olarak; “İşte gördünüz mü? Demek ki Atatürk böyle Kemalizm’lere falan karşıdır. Böyle bir ideoloji yoktur.” şeklindedir. Ne acıklıdır ki, burada doktrin ile ideoloji arasında ki farkı bilmemek bu insanları aslında gerçeklemiş olan yukarıda ki olayı yanlış yorumlamalarına ve Kemalist ideolojiyi reddetmelerine sebebiyet vermiştir. Hâlbuki kelimelerin anlamlarını sözlüklerden incelediğimizde “doktrin” in “dogmalar bütünü” olduğunu, “dogma”nın ise “Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi.” anlamına geldiğini görürüz. “ideoloji”nin ise “insan hayatına dair oluşturulan amaçlar, prensipler, fikirler bütünü” olduğunu görürüz. Yani kısacası ideoloji düşüncelerin somutlaştırılarak ortaya konmuş varsayımlarıdır. Yani değiştirilebilirdir, sabit değildir. Anlaşıldığı gibi, burada Atatürk’ün Yakup Kadri’ye verdiği cevabı anlayabilmek için de önce bu kelimelerin anlamlarını iyi bilmek gerekiyor ki ondan sonra ne denmek istendiği konusunda net bir şey söyleyelim.</p>
<p>Görüldüğü gibi Kemalizm bir ideolojidir ve ülke meselelerini çözmeye yarayacak çok etkili bir ideolojidir. Günümüzde bu ideolojiden söz eden bir tek parti bile yoktur. Buna Atatürk’ün kurucusu olduğu CHP de dâhildir. Kemalizm göz göre göre ülkemizin yapısından sökülmüştür.</p>
<p>Kemalizm’in Atatürkçülükten Ne Gibi Farkları Vardır?</p>
<p>Son olarak ise, hem yazımızın da başında biraz değindiğimiz gibi Kemalizm ile Atatürkçülük arasında ne gibi farklar olduğunu irdelemeye çalışacağız.</p>
<p>Daha önceden de çok kez belirttiğimiz gibi Kemalizm Mustafa Kemal Atatürk tarafında oluşturulmuş fakat bu oluşum sürecinde çok derin bir tarihi geçmişi olan bir ideolojidir. Olaylar, hayattan alınan tecrübeler, akıl ve mantığa dayanan, ülke problemlerini çözmeye yönelik, çağın şartlarına ayak uydurması açısından esnek bırakılmış ve bir zamanlar ülkemizin yapısında olan fakat henüz onu içimize sindiremeden, özümseyemeden bizlerden koparılıp uzaklaştırılan bizim olan bir ideolojidir, Kemalizm.</p>
<p>Atatürkçülük ise ne niyetle kullanıldığına göre değişen bir kavramdır. Öyle ki, ülkemizde ki herkes Atatürkçü olabilmektedir. Fakat bu insanlardan bazılarına Kemalizm’in ilkelerinden birini bahsettiğinizde bunu kabul etmeyebilecektir. Yani, o kişinin Atatürkçüyüm demesi Atatürk’ün sadece bu ülkeyi düşman işgalinden kurtarmış olduğuna dair duyduğu sevgi ve saygıdan ibaret kalıyor olabilir. Bunun yanında, Atatürkçüyüm derken Kemalizm prensiplerinden yola çıkarak bu söyleniyorsa bu diğer Atatürkçülüğe göre biraz daha iyidir diyebiliriz fakat bu da bilinçli olarak Kemalizm kelimesinin kullanılmadığını ve bu ideolojinin de içini boşaltmaya yönelik olarak bir hareket gibi algılanmasına sebebiyet verebilir. Bunun için yapılması gereken en önemli şey, kavram karışıklıklarına ve sahip olduğumuz bir ideolojiye zarar vermemek adına kullandığımız adlara dikkat etmemizdir.</p>
<p>Kemalizm ile Atatürkçülük kavramlarının arasında ki farkı anlatacak son önemli nokta ise şu ki; Kemalizm kelimesini Atatürk döneminde hemen hemen her kaynakta bulabileceğiniz gibi o dönemin kayıtlı yazılı herhangi bir dokümanında “Atatürkçü” ya da “Atatürkçülük” kelimelerine rastlayamazsınız. Cenk Yaltırak’ın (2004) da dediği gibi, bu kavram Atatürk öldükten sonra ve ilk defa yazılı olarak Arın Engin’in “Atatürkçülük ve Moskofluk-Türklük Savaşları” adlı 1953 yılındaki kitabıyla ortaya çıkmıştır (s.9).</p>
<p>Bu araştırma yazıma son verirken son paragraflarımı Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı devrimleri, yani Kemalizm ile ilgili sözlerine yer vermek istiyorum. Bunlardan birincisi yine Prof. Dr. İsmet Giritli’nin (2004) kitabında ki Mustafa Kemal’in sözleridir. “Kemalizm’in sadece “şekil” değil, özellikle “zihniyet” meselesi olduğunu, 23 Nisan 1927’de Ankara’da toplanan Türk Ocakları delegelerine Atatürk’ün söylediği şu sözlerden de anlamak mümkündür: “Arkadaşlar, inkılâplar henüz yenidir: dedikleri gibi kökleşip benimsendiği hakkındaki kanaatlerimiz, ancak ileride karşılaşacağımız hadiselerle gerçekleşecektir. Fakat şimdi şuna emin olmalısınız ki, bugün başına şapka giymiş, sakalını, bıyığını traş eden, smokin ve frakla cemiyet hayatında yer alanlarımızın çoğunun kafalarının içinde ki zihniyet hala sarıklı ve sakallıdır.”(s.21). Mustafa Kemal’i anlamak için önce onun bütün fikirleri, sözleri üzerinde ciddi olarak düşünmemiz ve bu fikir ve sözlerin nasıl bir mantığa göre söylendiğini kendi içimizde samimiyetle sorguladıktan sonra eğer ki eksik bir şey gördüysek o eksiği gidermeye çalışmalıyız. Çünkü unutmamalıyız ki, Mustafa Kemal’in fikirlerini ikmal etmek demek bu ülkeye hizmet etmek demektir.</p>
<p>“Gerçeği konuşmaktan korkmayınız.”</p>
<p>“Vaziyeti muhakeme ederken ve tedbir düşünürken; acı olsa da, gerçeği görmekten bir an geri kalmamak lazımdır. Kendimizi ve birbirimizi aldatmak için lüzum ve mecburiyet yoktur.” K. Atatürk</p>
<p>KAYNAKLAR</p>
<p>1) Tek yol Kemalizm. http://kemalizm.kemalistler.net/kemalizm.htm ‘den alındı.</p>
<p>2) Yaltırak, C. (2004). Kemalizm ne zaman ve kimler tarafından yazıldı? Atatürkçülük kimler tarafından icat edildi? Kemalizm düşmanlığının çeşitleri. Aydınlanma 1923, 51, 5-12.</p>
<p>3) Aslan, A. (1992). Sömürülen Atatürk ve Atatürkçülük. Ankara: Şafak Matbaacılık.</p>
<p>4) Aydoğan, M. (2006). Yeni dünya düzeni Kemalizm ve Türkiye. İzmir: Umay Yayınları.</p>
<p>5) Demiray, M. G. (1997). Kemalizm üzerine. Ankara: Gündoğan Yayınları.</p>
<p>6) Giritli, İ. (2004). Bir ulusal modernleşme ideolojisi olarak Atatürkçülük. Ankara: Boyut Tanıtım Matbaacılık.</p>
<p>7) Atatürkçülük. (1984). İstanbul: Milli Eğitim Basımevi.</p>
<p>Yazan: Efe Büyük*</p>
<p>Yazıldığı Tarih: Bahar 2008</p>
<p>*Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Lisans Öğrencisi</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/efebuyuk.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/efebuyuk.wordpress.com/99/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/efebuyuk.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/efebuyuk.wordpress.com/99/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/efebuyuk.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/efebuyuk.wordpress.com/99/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/efebuyuk.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/efebuyuk.wordpress.com/99/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/efebuyuk.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/efebuyuk.wordpress.com/99/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/efebuyuk.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/efebuyuk.wordpress.com/99/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/efebuyuk.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/efebuyuk.wordpress.com/99/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=99&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/kemalizm%e2%80%99in-dogusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/79793b0c17ab154e03f67e920f7f3818?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">efebuyuk</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yine Zannetme</title>
		<link>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/yine-zannetme/</link>
		<comments>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/yine-zannetme/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 13:29:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>efebuyuk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[yine zannetme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://efebuyuk.wordpress.com/?p=75</guid>
		<description><![CDATA[Seni sevdim zannetme Kırılır kalbin bak yine, Sana umut oldum zannetme Bak kaybedersin kendini yine, Beni anladığını zannetme Sen kendini anlayamazken yine, Aşk cıvıl cıvıl zannetme Sonunda aşktır delirten yine. İstanbul &#8211; tarih yok<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=75&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seni sevdim zannetme<br />
Kırılır kalbin bak yine,</p>
<p>Sana umut oldum zannetme<br />
Bak kaybedersin kendini yine,</p>
<p>Beni anladığını zannetme<br />
Sen kendini anlayamazken yine,</p>
<p>Aşk cıvıl cıvıl zannetme<br />
Sonunda aşktır delirten yine.</p>
<p>İstanbul &#8211; tarih yok</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/efebuyuk.wordpress.com/75/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/efebuyuk.wordpress.com/75/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/efebuyuk.wordpress.com/75/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/efebuyuk.wordpress.com/75/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/efebuyuk.wordpress.com/75/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/efebuyuk.wordpress.com/75/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/efebuyuk.wordpress.com/75/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/efebuyuk.wordpress.com/75/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/efebuyuk.wordpress.com/75/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/efebuyuk.wordpress.com/75/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/efebuyuk.wordpress.com/75/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/efebuyuk.wordpress.com/75/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/efebuyuk.wordpress.com/75/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/efebuyuk.wordpress.com/75/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=75&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/yine-zannetme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/79793b0c17ab154e03f67e920f7f3818?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">efebuyuk</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yaralı Yüreğim</title>
		<link>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/yarali-yuregim/</link>
		<comments>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/yarali-yuregim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 13:26:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>efebuyuk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[yaralı yüreğim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://efebuyuk.wordpress.com/?p=71</guid>
		<description><![CDATA[Fırtınalı bir aşktı belki bizimkisi Öyleki artık ben mavi gökyüzü Bulutların üstündeydim sanki Sonra yaramaz bir çocuğun Yaptığını gözler içine baka baka Gülümseyerek inkar etmesi gibi Yalan söyledin sevmiyorum dedin Deliler gibi&#8230; O anda seni kaybetmemek için Son bir kez atıldım dökülen Gözyaşlarımla yağmur oldum, Kollarına dökülüp belkide Artık sadece son bir hatıra Parçasını kendimle [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=71&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fırtınalı bir aşktı belki bizimkisi<br />
Öyleki artık ben mavi gökyüzü<br />
Bulutların üstündeydim sanki<br />
Sonra yaramaz bir çocuğun<br />
Yaptığını gözler içine baka baka<br />
Gülümseyerek inkar etmesi gibi<br />
Yalan söyledin sevmiyorum dedin<br />
Deliler gibi&#8230;</p>
<p>O anda seni kaybetmemek için<br />
Son bir kez atıldım dökülen<br />
Gözyaşlarımla yağmur oldum,<br />
Kollarına dökülüp belkide<br />
Artık sadece son bir hatıra<br />
Parçasını kendimle birlikte<br />
Gökyüzüne götürmek için.</p>
<p>Sonra rüzgar oldum da<br />
Sessiz görünmez bir hayalet gibi<br />
Etrafında kanatlarını çırpmadan<br />
Silüetini aklıma, kalbime<br />
Mıh gibi çakarcasına<br />
Süzüldüm atrafında doya doya.</p>
<p>Şimdi senden bana hatıra<br />
Gözlerin ve gülüşün aklımda<br />
Sanki bakışların hançer olmuş<br />
İçime döktüğüm gözyaşlarımla<br />
Bıçak yaralarını hem iyileştirmek<br />
Hemde o acıyı duymak istercesine<br />
Saklıyorum hala o ağır yükü yüreğimde.</p>
<p>İstanbul &#8211; tarih yok</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/efebuyuk.wordpress.com/71/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/efebuyuk.wordpress.com/71/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/efebuyuk.wordpress.com/71/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/efebuyuk.wordpress.com/71/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/efebuyuk.wordpress.com/71/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/efebuyuk.wordpress.com/71/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/efebuyuk.wordpress.com/71/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/efebuyuk.wordpress.com/71/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/efebuyuk.wordpress.com/71/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/efebuyuk.wordpress.com/71/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/efebuyuk.wordpress.com/71/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/efebuyuk.wordpress.com/71/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/efebuyuk.wordpress.com/71/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/efebuyuk.wordpress.com/71/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=71&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/yarali-yuregim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/79793b0c17ab154e03f67e920f7f3818?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">efebuyuk</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Son Kez</title>
		<link>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/son-kez/</link>
		<comments>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/son-kez/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 13:25:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>efebuyuk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[son kez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://efebuyuk.wordpress.com/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[Seninle son bir kez buluşmak için Beynimin uçsuz bucaksız Gizli kalmış labirentlerinde Senin hatıralarını bu defa Bitmiş son bulan bu anılara Silip artık seni unutmak için Gözlerim yaşlarla dolu Nereye gideceğini bilmeyen Annesini yolda yürürken kaybetmiş Küçük bir çocuğun Kalbinin atışlarını yüreğimde O&#8217; nu bir daha bulamazsam duygusunu Bende taşıyarak son kez daldım O hatıralar [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=69&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seninle son bir kez buluşmak için<br />
Beynimin uçsuz bucaksız<br />
Gizli kalmış labirentlerinde<br />
Senin hatıralarını bu defa<br />
Bitmiş son bulan bu anılara<br />
Silip artık seni unutmak için<br />
Gözlerim yaşlarla dolu<br />
Nereye gideceğini bilmeyen<br />
Annesini yolda yürürken kaybetmiş<br />
Küçük bir çocuğun<br />
Kalbinin atışlarını yüreğimde<br />
O&#8217; nu bir daha bulamazsam duygusunu<br />
Bende taşıyarak son kez daldım<br />
O hatıralar havuzuna&#8230;</p>
<p>İstanbul &#8211; tarih yok</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/efebuyuk.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/efebuyuk.wordpress.com/69/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/efebuyuk.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/efebuyuk.wordpress.com/69/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/efebuyuk.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/efebuyuk.wordpress.com/69/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/efebuyuk.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/efebuyuk.wordpress.com/69/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/efebuyuk.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/efebuyuk.wordpress.com/69/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/efebuyuk.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/efebuyuk.wordpress.com/69/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/efebuyuk.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/efebuyuk.wordpress.com/69/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=69&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/son-kez/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/79793b0c17ab154e03f67e920f7f3818?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">efebuyuk</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Seni Yokederken</title>
		<link>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/seni-yokederken/</link>
		<comments>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/seni-yokederken/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 13:23:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>efebuyuk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[seni yokederken]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://efebuyuk.wordpress.com/?p=63</guid>
		<description><![CDATA[Sanada kalbimde bir yer ayırdım Eskiden sevdiğim gibi sevmek için değil, Seni orada göz yaşlarımla boğmak için, Seni orada unutmak için ayırdım. Sende diğerleri gibi unutulup gideceksen Durma şimdi git, Bana cevap ver, Ve artık seni düşünmeyeyim. İzmit &#8211; tarih yok<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=63&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sanada kalbimde bir yer ayırdım<br />
Eskiden sevdiğim gibi sevmek için değil,<br />
Seni orada göz yaşlarımla boğmak için,<br />
Seni orada unutmak için ayırdım.</p>
<p>Sende diğerleri gibi unutulup gideceksen<br />
Durma şimdi git,<br />
Bana cevap ver,<br />
Ve artık seni düşünmeyeyim.</p>
<p>İzmit &#8211; tarih yok</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/efebuyuk.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/efebuyuk.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/efebuyuk.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/efebuyuk.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/efebuyuk.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/efebuyuk.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/efebuyuk.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/efebuyuk.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/efebuyuk.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/efebuyuk.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/efebuyuk.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/efebuyuk.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/efebuyuk.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/efebuyuk.wordpress.com/63/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=63&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/seni-yokederken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/79793b0c17ab154e03f67e920f7f3818?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">efebuyuk</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Senden Öğrendim Ben</title>
		<link>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/senden-ogrendim-ben/</link>
		<comments>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/senden-ogrendim-ben/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 13:22:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>efebuyuk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[isyan]]></category>
		<category><![CDATA[senden öğrendim ben]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://efebuyuk.wordpress.com/?p=61</guid>
		<description><![CDATA[Senden öğrendim ben takmamaları İnsanları kendi peşinden sürüklemeleri Kendine insanları bağlamaları Deyipte sonradan demedim demeleri Yakın görünüpte kendinden uzaklaştırmaları Duygu sömürüsü yapıpta istediğini almaları Sabrederek çıldırtmaları İki ileri bir geri adım atmaları Karşısındaki duyguları hiçe saymaları Hiçbirşey olmamış gibi davranmaları Karşısındakini aptal yerine koymaları Kalbine yüzünü maske etmeleri Senden öğrendim ben senden! İstanbul &#8211; tarih [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=61&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Senden öğrendim ben takmamaları<br />
İnsanları kendi peşinden sürüklemeleri<br />
Kendine insanları bağlamaları<br />
Deyipte sonradan demedim demeleri<br />
Yakın görünüpte kendinden uzaklaştırmaları<br />
Duygu sömürüsü yapıpta istediğini almaları<br />
Sabrederek çıldırtmaları<br />
İki ileri bir geri adım atmaları<br />
Karşısındaki duyguları hiçe saymaları<br />
Hiçbirşey olmamış gibi davranmaları<br />
Karşısındakini aptal yerine koymaları<br />
Kalbine yüzünü maske etmeleri<br />
Senden öğrendim ben senden!</p>
<p>İstanbul &#8211; tarih yok</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/efebuyuk.wordpress.com/61/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/efebuyuk.wordpress.com/61/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/efebuyuk.wordpress.com/61/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/efebuyuk.wordpress.com/61/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/efebuyuk.wordpress.com/61/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/efebuyuk.wordpress.com/61/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/efebuyuk.wordpress.com/61/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/efebuyuk.wordpress.com/61/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/efebuyuk.wordpress.com/61/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/efebuyuk.wordpress.com/61/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/efebuyuk.wordpress.com/61/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/efebuyuk.wordpress.com/61/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/efebuyuk.wordpress.com/61/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/efebuyuk.wordpress.com/61/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=efebuyuk.wordpress.com&amp;blog=5527642&amp;post=61&amp;subd=efebuyuk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://efebuyuk.wordpress.com/2008/11/15/senden-ogrendim-ben/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/79793b0c17ab154e03f67e920f7f3818?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">efebuyuk</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
